Veresiye alacağı tahsilatı üç adımda ilerler: borçluyu ihtarla temerrüde düşürmek, ödemezse icra takibi başlatmak, itiraz gelirse itirazın iptali davası açmak. Takipte iki süre kritik: ödeme emrine itiraz için yedi gün, itirazın iptali davası için bir yıl [1]. Alacağın kendisi ise beş ya da on yıl sonra zamanaşımına uğruyor [2].

Veresiyede en çok karşılaştığımız durum sıradan: borçlu erteliyor, telefonu açmıyor.

Varsayımsal bir kırtasiyeci düşün: mahalledeki bir işletmeye kırtasiye malzemesi vermiş, bedeli deftere yazmış, vadeyi konuşmamış. İşletme "haftaya" diyor, sonra telefonu kapatıyor.

Veresiye alacağı tahsilatı için zamanaşımı kaç yıl?

Kanunda genel kural on yıl: aksine bir hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabi [2]. Veresiye için önemli bir istisna var: küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar için süre beş yıl [2].

Kanun "küçük çapta" için bir tutar belirlemiyor; kırtasiyecinin alacağının beş yıla mı on yıla mı girdiği olaya göre değişir. Tedbirli davranmak istiyorsan beş yılı esas al ve alacağı bunun çok altında takibe koy.

Süre, alacağın muaccel olduğu günden, yani ödemesinin istenebildiği günden işler [2]; taraflar bunu sözleşmeyle değiştiremez [2].

Borçlu borcu ikrar ederse, kısmen öderse ya da alacaklı icra takibinde bulunursa süre kesilir [2]. Kırtasiyeci için: işletmeden alınan her kısmi ödeme tarihiyle kayda geçmeli.

Veresiye defteri tek başına delil olur mu?

Veresiye defteri her zaman delil olmaz. Ticari davada defter kaydının delil sayılması için defterin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yapılmış, kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekir [3]. Açılış ya da kapanış onayı olmayan ve kayıtları birbirini doğrulamayan defter ise sahibi aleyhine delil olur [3].

Tacir sayılıyorsan defter tutmak kanundan gelen bir yükümlülük, defterlerin açılış ve kapanışta noter tarafından onaylanması da öyle [4]. Kırtasiyecinin tezgâhtaki ciltli defterinde noter onayı yoksa o defter alacağı ispatlamaya yetmeyebilir.

Bir ispat kuralı daha var: kanunda yazılı bir tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi gerekiyor [3]. Bu tutar zamanla değiştiği için işlem yaptığın tarihteki güncel tutarı kontrol et. Alacak büyüdükçe defter kaydına borçlunun imzalı belgesini ekle.

Borçluyu temerrüde düşürmek için ihtar şart mı?

Muaccel bir borçta borçlu, kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer [2]. İstisna: ifa günü birlikte ya da sözleşmedeki bir hakka dayanan usulüne uygun bildirimle belirlenmişse, o gün geçince temerrüt başlar [2]. İfa zamanı kararlaştırılmadıkça ya da ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça borç doğduğu anda muaccel olur [2].

Kırtasiyecinin örneğinde vade konuşulmadığı için istisna işlemez. İhtar gerekir.

Önerim işin başında: vadeyi ilk satışta söyle ve deftere yaz. Vade birlikte belirlenirse temerrüt o gün geçince başlar [2].

Sen de müşteri de tacirseniz kanun ihtarın şeklini de belirliyor: tacirler arasında temerrüde düşürmeye ilişkin ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla ya da güvenli elektronik imzayla kayıtlı elektronik posta sistemi üzerinden yapılır [4]. Taraflardan biri tacir değilse bu madde uygulanmaz; ihtarı yine de sonradan ispat edebileceğin biçimde yap.

Hatırlatmada bizde işe yarayan yol telefonla aramak; ama görüşme, ispatı zor bir iz bırakır. Telefon sonuç vermezse mesajla yazılı iz bırakırız: tutarı ve tarihi yazarız. Mesaj da yetmezse yazılı ihtara geç.

İlamsız icra takibi nasıl başlar?

İlamsız icra takibi, icra dairesine verilen bir takip talebiyle başlar; talep yazılı ya da sözlü olarak veya elektronik ortamda yapılır [1]. İcra müdürü talebin şartlara uyduğuna karar verirse ödeme emri düzenler [1]. Ödeme emri, borçluya borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi ihtarını içerir [1].

Kırtasiyeci başvurmadan önce şunları toplar:

  • defter kaydı, fiş ya da işletmenin imzaladığı belge
  • hatırlatma yazışmaları
  • ihtar ve gönderim belgesi

Borçlu itiraz ederse ne olur?

Borçlu itiraz etmek istiyorsa ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle ya da sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorunda [1].

İşletme itiraz ederse kırtasiyecinin önünde iki yol var: itirazın kaldırılmasını isteyebilir ya da itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir [1].

Dava aşamasında alacağın varlığını ispat etme yükü alacaklıya düşüyor [1]. Hangi yolun belgelere uyduğunu dava açmadan önce icra işleriyle uğraşan bir avukatla belirle; zamanaşımı ve ticari dava sorularını da ona sor.

Mahkemeye gitmeden önce alacağı en çok kayıt düzeni belirler: vade, her kısmi ödeme, hatırlatma tarihleri ve ihtar tek yerde görünmeli. Defterin nasıl tutulacağını veresiye defteri rehberinde anlattık; borç ve alacakları cari hesap bazında izlemek için cari hesap ve borç alacak takibi sayfasına bakabilirsin.

Vadesi geçmiş alacaklarını bu hafta tarihleriyle bir listeye yaz ve ilk telefonu o listenin başından aç.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir. Somut durumun için icra hukukuyla ilgilenen bir avukata danış. Son kontrol: 22 Ekim 2026.